1979 yılında Elazığ’da doğdum.
İlk ve ortaokul, lise eğitimimi Ankara’da tamamladım. 1996 yılında girdiğim Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni ikincilikle bitirdim.
2002-2008 yılları arasında Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde fizik tedavi ve rehabilitasyon asistanlık eğitimini tamamladım.
2008-2013 yılları arasında Şırnak Devlet hastanesi, Ağrı Devlet Hastanesi ve Şereflikoçhisar Devlet Hastanesi’nde fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı olarak görev yaptım.
2013-2017 yılları arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yardımcı doçent kadrosunda çalıştım.
2017 yılında girdiğim sınavla fizik tedavi ve rehabilitasyon bilim dalında doçentlik ünvanını aldım.
2017-2020 tarihleri arasında Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde doçent kadrosunda çalıştım.
2020-2021 yıllarında Gaziler Eğitim Araştırma Hastanesi’nde eğitim görevlisi olarak çalıştım.
Türkiye’nin en büyük iki rehabilitasyon merkezinden biri olan Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde en çok felçli hastalar olmak üzere multipl skleroz, Parkinson gibi diğer nörolojik hastalıkların rehabilitasyonunda ve romatizmal hastalıklar (Romatoid artrit, ankilozan spondilit, sedef romatizması, sjögren sendromu, sistemik lupus eritematozus, skleroderma, bağ doku hastalıkları……) uzmanlaştım. Bu hastalara ultrason eşliğinde girişimsel işlem, botoks yapma, robotik rehabilitasyon, kemik erimesi alanlarında özel olarak çalıştım.
2012 yılında Kinesio Taping Association International tarafından düzenlenen kinezyotape bantlama kursuna katıldı.  Yine aynı yıl Reflexology of the Foot Part I Course’unu tamamladım.
2013 yılında Manuel Tanı ve Tedavi Yöntemleri kursuna katıldım. Terapötik Enjeksiyonlar Kursunu tamamladım. Tıbbi Araştırmalara Özel İstatistiksel Yöntemler ve Güç Analizi ve İleri İstatistik Kurslarına katıldım.
2014-2016 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi’nde kas iskelet sistemi ultrasonografisi, girişimsel ağrı tedavileri konusunda eğitim aldım. Bu konuda Türkiye’de ilk kez yazılan ‘Sonographic Atlas of common musculoskeletal pathologies’ adlı kitabın editör yardımcılığını yaptım.
2018 yılında Sağlık Bakanlığı Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ‘Akupunktur’, ‘Ozon tedavisi’ ve ‘Kupa’ eğitimini tamamladım. 2018 yılından itibaren Dünya Nöralterapi Derneği Başkanı Prof.Dr.Hüseyin Nazlıkul’dan nöralterapi, omuz ve diz ağrılı hasta yönetimi, beslenme danışmanlığı, rejeneratif tıp (PRP/SVF/kök hücre), damardan serum tedavilerini içeren ortomoleküler tıp, detoksifikasyon/şelasyon konularında eğitim aldım. Aromaterapi eğitimi aldım. Son zamanlarda popüler konulardan olan fonksiyonel tıp alanındaki gelişmelere de merak sarıp bu konuda yüzlerce hasta takip şansı olmuştur.
2021 tarihinden itibaren akupunktur alanında özelleşerek TAO Akademi bünyesinde basic ve ileri düzey YNSA, Mastertung akupunktur, TCM akupunktur, Kollateral kanal akupunkturu, NPPE akupunktur, Esansiyel yağ akupunkturu, akupunktur temelli beslenme eğitimlerine katıldım.
Uluslararası hakemli dergilerde 45’in üzerinde, ulusal hakemli dergilerde 45’in üzerinde yayınlanmış makalem bulunmaktadır. Uluslararası bilimsel toplantılarda 18, ulusal bilimsel toplantılarda sunulan 47 bildiri ve çok sayıda yazdığım ulusal kitap bölümü bulunmaktadır. Birçok yurtdışı ve yurt içi dergilerin hakem kurulunda yer almaktayım. Türkiye Romatizma Araştırma ve Savaş Derneği, Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği, Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzman Hekimleri Derneği, Mastertung Akupunktur Derneği’nde hizmet vermekteyim.
Özel ilgi alanlarım; akupunktur, lokal ağrılara (tendon yırtıkları, topuk dikeni, tenisçi dirseği, golfçü dirseği, sinir sıkışması, meniskus lezyonları, bağ lezyonları, sporcu yaralanmaları) yönelik girişimsel ağrı işlemleri, yani özel kas iskelet sistemi enjeksiyonları, fonksiyonel tıp, nöralterapi, fibromiyalji, kemik erimesi, felç rehabilitasyonu, hem tanısal hem de girişimler için kullanılan kas-iskelet sistemi ultrasonografisidir.
Hekimlik felsefesi bedeni bütünüyle değerlendirerek hastalıkları sadece bulgularını ortadan kaldırarak değil kökenindeki nedenleri bularak tedavi etmektir. Bunun için hastayı saatlerce dinleyerek şikayetlerin zaman sıralamasına göre dizilmesiyle, ip uçlarını birleştirerek bu ayrıntılı analiz sonucunda ilgili tetkikleri tamamlayarak sadece o kişiye özgü tedavi planı oluşturmaktayım. Öncelikle kişinin hastalığının altında yatan nedenleri ortaya koyup nedene yönelik tedavi planlamaktayım. Bilindiği üzere kronik hastalıkların temelindeki sorunlar halledilmediği sürece klasik yaklaşımla sadece hastalığın şikayetlerini bastırmaya yönelik tedaviler uygulamaktayız. Örneğin bir otoimmunite hastalığı olan romatoid artrit veya ankilozan spondilitte (omurga romatizması) hastanın ağrısı, eklemlerdeki tutulumu için ağrı kesici ve bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullanmak mevcut yangına sadece su dökmek olacaktır. Altta yatan bağışıklık sistemini sürekli uyaran tetikleyicileri ortadan kaldırmadığımız sürece çokça yan etkileri olan bu ilaçları kullanmak dışında çözüm olmayacaktır. Oysa bedenimiz kendini tamir etmek üzere programlanmıştır. Yeter ki biz ona doğru zamanda doğru desteği verelim. Bunun için her hasta başka bir evrendir. Biz hastalık yok hasta var diyoruz. Her hasta da aynı şikayetleri olan diğer bir hastadan farklıdır. Herkesin bedeni ayrı bir evrendir. Önemli olan hastanın hekimle olan sıkı ilişkisiyle bedenin sesine kulak verebilmek ve bu doğrultuda atılan adımlarla düşmüş olan bedeni ayağa kaldırmaktır. Bundan dolayı her hastaya özgü beslenme düzeni oluşturulmaktadır. Hipokrat’ın da söylediği gibi tüm kronik hastalıkların altında yediklerimiz yatmaktadır. Beslenmenin düzenlenmediği hiçbir kronik hastalık tam anlamıyla kontrol altına alınmış olmaz. Yine her hastanın mikrodengesi sorgulanarak gereken vitamin, mineral takviyeleri yerine konulmaktadır. Regülasyon tıbbı açısından değerlendirilerek hastalığa neden olan bozucu alan taraması yapılmaktadır. Ayrıntılı muayene sonucunda elde edilen veriler ışığında çalışmayan organların kanlanmasını arttırarak çalışmalarını sağlayacak akupunktur iyileşmeye çok büyük bir katkı sağlamaktadır. Özellikle şeker hastalığı, insülin direnci, kilo verememe, yeme ve sigara bağımlılığı konularında klasik tıp yöntemlerine olan katkısı yadsınamaz. Bağışıklık sisteminin üç önemli ayağı beslenme, uyku, egzersiz ve stres yönetimi konularında özellikle kanser hastaları olmak üzere otoimmun hastalar ve diğer kronik hastalıklara destek verilmektedir. Çünkü günümüzde epigenetik biliminin de ilerlemesiyle artık yaşam tarzı değişikliklerimizin yani yediğimiz gıdaların, yaptığımız egzersizin, kaliteli uyku ve başarılı bir stres yönetiminin bizi kronik hastalıklardan en çok da kanserden koruduğunu, genlerimizdeki kodlara mahkum olmadığımızı bilmekteyiz. Kanser olduysak da tekrar etmemesi için yapılacak birşeyler olduğunun farkındayız. İşte tüm bu nedenlerden dolayı hastaları hem koruyucu hekimlik hem de tedavi edici hekimlik açısından tam bir sanat icra etmekteyiz. Hekim doktor değildir bir sanatçıdır. Hekim hikmetle hareket edendir. Her hastayı önce anlamak için çabalar sonra da bir kanevçe gibi bir bir işler, adım adım bedenin iyileştirme mekanizmalarını devreye sokarak sonuçtaki ürünü oturup izler. Aldığım sayısız yurt içi ve yurt dışı eğitimlere rağmen bir bilgi açlığı içerisinde hala iyileşme yolculuğunda kullanacağım araçları arttırmak için hala eğitimlere, araştırmalara devam etmekteyim. Kendime ve yakınlarıma uygulamadığım hiçbir tedavi şeklini hastalarıma da uygulamamaktayım.
Yaşam felsefem tüm insanları kalbimden taşan sonsuz sevgiyle sevmek ve hizmet etmektir. İnsanları iyileştirdikçe kendimin de iyileşeceğime olan inancım yüzünden hasta veya hastalık seçmeden tüm hastalara şifa elimi uzatmaktayım.